Aşkın fotoğrafı

Fotoğraftaki oğlanın adı Tarçın...

Eşime yaş günü armağanımdı. Eve önceki yıl sonu geldiğinde avuç içi kadardı. Şimdi oğlumuz, vazgeçilmezimiz.

Yanındaki kızın adı Orhan...

O da bizim bahçede doğdu. 6 kardeşin en dayanıklısı çıktı. Kız olduğunu nice sonra anladık, ama artık ismine alışmıştık. Adı “Orhan” kaldı.

Tarçın’la Orhan, “kedi-köpek gibi didişme” tabirini yalanlarcasına büyük bir dostlukla bağlandılar birbirlerine...

Bu saadet fotoğrafını –ki bence yılın fotoğrafıdır- sevgili Nazan Gezer çekti.

Tarçın biraz mütehakkim görünüyor; Orhan biraz ezik... Ama bizler tanığız ki, sevgileri katıksız...

Sizlere bir Sevgililer Günü hediyesi, “kedi-köpek gibi didişenler”e de ibret vesikası olsun istedim.

 

 

 

CEM ÖZER’E ÖVGÜ

 

Eski eşi gülerken görmenin bahtiyarlığı

 

“İnsanın hası, beraberken değil, ayrılırken belli olur” derler.

Bunun doğruluğuna Cem Özer’den bir kanıt geldi.

Biz erkekler egomuz fazla şişkin olduğundan, ayrılığı ağır mağlubiyet sayarız. Bizim kadar önemli biri nasıl bırakılır ki? Terk ettiğimiz kadınların üzüntüden yatağa düşmesini bekleriz. Pişman olsun, dövünsün; telefon etsin, çıkmayalım; kapıya gelsin, açmayalım, yalvarsın, dönüp bakmayalım.

Terk eden kadınsa daha da fena... Tehdit ederiz, döveriz, fotoğraflarını çekip İnternet’te teşhir ederiz. Dedikodu yapar kötüleriz. Ailesine şikayet eder süründürürüz. Dönmezse, hele de başkasıyla gönül eğlendirirse günah bizden gider, “Öyle bir geçer zaman ki”deki, Ali olur adamı öldürürüz.

Cem Özer bu maço eğilime ters bir tavır sergiledi.

Gazeteler, yeni ayrıldığı 6 yıllık eşinin genç bir sevgili bulduğunu yazdı. Yeni sevgililer, “objektiflere yakalandı”. Fotoğrafları çarşaf çarşaf yayımlandı.

Çocuklu kadına yakıştı mı” sorusu hemen eski eşe soruldu. Bir polemik çıkar diye umuldu. Ama Cem Özer, erkeklik raconunda dönüm noktası sayılabilecek bir yanıt verdi. Dedi ki:

“Geriye çekilip baktım; ortada benimle alakalı bir şey olmadığını gördüm. Eski eşimin hayatına karışıp yargılamam nasıl mümkün olur. Bana, aldığı her kararda onu desteklemek düşer. Toza bulanırım, yine de ona toz kondurmam. Kaldı ki onu gülerken görmek hoşuma gitti. Mutluysa, bana ancak halk etmek düşer.”

Şu cümleleri kuramadığı için kaç erkek melankolik, alkolik, katil, mahkûm oldu kimbilir... Ve kaç kadın huzurundan, evladından, evinden, işinden, canından oldu.

“Ya benimsin ya toprağın” şişinmesi, kaç mezarı, kaç koğuşu doldurdu.

Oysa biz, “Sevgi neydi” sorusuna Selvi Boylum’dan aklımıza kazınmış bir replikle “Sevgi emekti” karşılığını veregelmiş bir topluma dahiliz.

Sevdayı evvela fedakârlık diye biliriz.

Sevdiğine toz kondurmamak için suç üstlenmiş yiğitler, sevdiğinin tedavi masraflarını üstlenip ezilmesin diye gizlemiş zenginler, ayrıldığı gözdesinin mutluluğunu uzaktan izleyip sessizce gözyaşı dökenler neslindeniz.

Cem Özer’in sözlerinde bu kuşakta kaybolmuş o eski sevda adamlarının yüce gönüllülüğü vardı.

Ayrılıp dost kalabilmek zordur. Nurgül Yeşilçay, böyle bir dostu olduğu için şanslı olmalı...

Sevgililer Günü vesilesiyle “Darısı başınıza” derim.

 

 

 

 


0
2011-02-15 00:12:55
2011-02-15
Işık ve karanlık
Filiz örtmen
Mardin'in Faslı kumaları
Gül ve Erdoğan, iyi polis-kötü polis mi oynuyor?
Yargıtay hedefte!
Ucube zihniyet
Kulübe hoş geldin Meral!
Dikkat! Yayın kesilebilir!
Hizbullah'a örtülü af!
Yalnayak
Rüzgâr eken...
Erdoğan neden milliyetçi oldu?
"Mustafa da terör kurbanıydı"
"Sabancı, Kürt Raporu yüzünden hedef oldu"
"Bizi vurdurmak için tuzak kurdular"
"Oğlunu gördü, ertesi gün öldürüldü"
İçki ve sekse dair
Polat'ın iş yükü artıyor
"Baskı artarsa direniş haktır!"
"Başbakan 21. yüzyıl eşkıyası"
Kılıçdaroğlu ve "arkadaşlar"ı
Bir heykel yıkılıyor. Sanatçılar nerede?
Tahrir'de hak, Kızılay'da dayak
Yeni başlayacaklar için Dallas
Erdoğan işkence mi gördü?
Batum olayı
Erdoğan'a işkence açıklaması
Kaplan ve kâğıt
Aşkın fotoğrafı
Odalarda ışıksız...
Korku dağları bekliyor
Zoraki Kral
İffet Hanım ile Rıza Bey
Hay aksi!
Güzel haberler
Libya'yı 'gözü' pahasına savunmuştu
Selamet... Fazilet.. Saadet... Cennet?
Gün gelir
Özeleştiri
Bilanço
Cehalet güçtür!
Bir adalet ayıbı
Biz de bildiğimizi yazarız
Eski Balyoz
Demokrasi fidanlığı
Tatlıses için nefret analizi
Öyleyse Akkuyu da referanduma gitsin!
Şafak Yolculuğu mu?
"Veli Küçük'ün telaşı neden?"
Kendi cenazenizi izlemek ister miydiniz?
Dışarıda kalan gazeteciler için kılavuz
Karabekir'in kitabı da basılmadan yakılmıştı
Piyano
Kadın ne der? Erkek ne anlar?
17 yıl sonra ortaya çıkan gerçek
Send all*
Boşandık, mutluyuz
Sosyal politikalar çağı
Bayrampaşa kumpası
Çoğunluk
Sıfır tabu
Artılar-eksiler
İkinci Genç Osman faciası
Siz, biz, ben, o...
Dün ile yarın arasında...
Yıkıcılar geldiler!
Kasvet
Milliyet
YSK krizinde kim kazandı, kim kaybetti?
Ali Kaptan, Cemile ve tecavüze dair
Çılgın
Unkapanı yerine Kurtkapanı
Neşet Ertaş'la uzun bir gece
Sıra Pakistan'da!
Yüksek Kurullar Cumhuriyeti
“Bu kadar mı sözünde durulur be Halit abi”
Önce acılarda bölündük biz...
Darbecinin dili
BDP ve MHP'siz Meclis
Kapıda neden erkekler yoktu?
"Mutsuz olalım, ne var?"
Viagra (de)jenerasyonu
En büyük skandal
Sahipsiz 19 Mayıs için öneriler
Vay gözüm, Diyarbakır!
Güneydoğu 2. balkon konuşmasını bekliyor
Kasetlerin AİDS etkisi
Entelektüele övgü
Hareket fırkası Temel fıkrası
İki lider Diyarbakır'a giderken...
Kılıçdaroğlu asıl batıya anlatmalı
İşte saman sarısı saçlar
Mert dayanır...
Alarm!
Hepsi kazanacak. Ya Türkiye?
CHP'nin seçimi
Dün gece yatakta...
Hangi Erdoğan?
50
Tenisin kadınları geliyor
Babasızlar için...
Seks sorusu
Değişim ve tasfiye
Şüpheniz batsın!
33. Gün
Yemin
İki talebe
Gecikmiş bir hayalin peşinde...
"Duvar"da bizden 3 isim vardı
Taksici terörü
Taksiciye şikâyet yağdı
Hiç mi ders almadınız!
Çin malı bekâret
Fenerbahçe Cumhuriyeti'nde darbe
Cebeci'nin Panpişleri
Geniş aile
Org. Özel'in bildiği...
Bu kızlar yalan mı söylüyor?
Sokağı özgür bırak!
Avrupalılar Türkleşiyor
Arın'ın yarını
Bu da kara propaganda
Demirkırat bu gece başlıyor
Sinemada tekelleşme tehlikesi
Sinemada tekel tartışması
Ne değişti?
Söze sahip çıkmak
Aydınlık baskını haber değil mi?
Darbecileri ABD ihbar etmiş
CHP'den bir isyan
Haber için anamızı satar mıyız?
Bodrum'da ırkçılık
Şarkıcı böceğin öyküsü
10 liraya bir hayat
Kılıçdaroğlu ne okur, ne izler, ne dinler?
CHP liderinin ‘Köstebek’ dediği bakan, Atalay mı?
Terk edilme acısı
NATO füzelerine susacak mıyız?
Gözler Deniz Feneri'nde...
Hamas politikası da mezhep bağından mı?
Sunay’ın oyuncak müzesinde…
"Biiip"li bir 12 Eylül yazısı
PKK ile müzakere kaseti niye sızdırıldı?
Menderes'in cellâdı neye itiraz etti?
Zulmün bayrak yarışı
Bir sistem meselesi
Terörü küçük göstermek çözüm mü?
PKK'nın intihar eylemi
Karma iyidir!
Zeynep'in işi, Paris'in çişi
Bir zamanlar Anadolu'da...
Gelse o sulh meclise
Ölümün öğrettiği...
Basına sızdırılan konuşmalar neden iddianamede yer almadı?
Belgeler, komplo iddiasını yalanlıyor
Gazetecilikte ilke dersleri
Şiddete şiddetle karşı çıkmak
Bakanlar Kurulu'nda Kürt tartışması
Savcılar görevden alınmasa "Köstebek" tutuklanacaktı
Cumartesimizi vermeyiz!
"Facebook" adlı çocuk
Bir belgesel önerisi
İki lider de hata etti
Zor sorular
Sansür, terör kadar zehirlidir
Esra öğretmen, 60 günlük oğlunu emzirirken öldü
Yeter!
Kimsesizler kimsesiz
Van nere, İstanbul nere?
Otoriter demokrasiye doğru
Erdal İnönü'yü özledik
Türkülerle yardım gecesinin kulisinden...
Yaşasın şanlı Angus direnişi!
Deli
Son nöbet
Makedonya'da 10 Kasım
Balkanlara dizilerle dönüş
Arap baharı mı, pastırma yazı mı?
Pahalı simit
Bu da bize kapak oldu
Kitap fuarında 12 Eylül nostaljisi
Beş ayda Yargıtay nasıl değiştirildi
Esra Öğretmen'in öyküsü
Müsaadenizle...
Deli mi ne?
Hopacılara bir tutam saç
Varsa ölümün bir hayrı...
Cübbeli'ye açık, bize kapalı
Hadi kadınlar, evinize!
Noel Baba'dan Rolex isteyen çocuklar
Sıra babasının vasiyetinde
Avrupa'da Silivri sohbeti
Diplomasi yenildi, söz vicdanda
Memnun bey ile Memnune Hanım
Hrant olsaydı!
Gazap
"Kimlikler lütfen!"
Ormanları kim yaktı?
Berbat bir sınav verdik


%23Did=14967 | 14967