4 Nesil, 4 Hayat...
Apo'nun Kadınları ve İntihar
Askere Sansür Yetkisi
Atatürk'e Hakaret
Ateş Altında Cesaret
Aziz Nesin ve Sivas Yalanı
Biraz Daha Gayret, Çözülüyor...
Büyülü Fener
Hay Dedemin Köse Sakalı!
Demirel zirvede nasıl uyudu?
Erbakan'ın ilk haftaları...
Fransa'dan Tanıdık Manzaralar...
"Gazete okuyun, canınıza okusunlar"
Gazeteci kime karşı sorumludur?
Gazeteciden dost olur mu?
Globalleştirebildiklerimizden misiniz?
Gurur duyulacak ülke
"Hepimiz yedik!"
Hülya Avşar'ın Poposu
İki enişte... iki ülke...
İlahın omzundaki şal
İnönü 1972, Baykal 1996
İnönü'nün banka eylemi
Kahraman bakkal süpermarkete karşı...
Kaliteli program seyircisi vampir mi?
Kehanette isabet
Kolejli kızlar neden mutsuz?
Kuzeyden gelenler
Küfre de hayır, şiddete de..!
"Kürtçülük gerekiyorsa onu da biz yaparız"
Li Rojhilate Dile Min
Marcos'lar da Amerika'ya güvenmişlerdi
Ne var, ne yok?
Nerden çıktı bu süperler?
Niye Di Pietro'muz yok?
Önce teknoloji, sonra ahlâk
Penise tapmak
Saç
Satılık rüyalar
Siz güveniyor musunuz?
Son kale de düşerken
Şiddet ve medeniyet...
Üniversiteli dansöz
Ve beklenen mesaj geldi!
Ve son raund: Hamburger Antep kebaba karşı...
Ya bizim ikinci işler?
Yakında darbe mi var?
Zinanın Osmanlıcası
Zulüm ve Zeval
68'li oğuldan babasına...Baba,
Abdülhamit'in "özel büro"su
ANAP'a bir Rambo gerek
Annelere zor sorular
Azraille pazarlık
Barış gelecek bu yıl...
Barış
Benerci ve Somadeva
Beynimizdeki zindan
Birkaç iyi Adam
Biten devlet mi?
Bozkurt
Bu kadarına lâyık mıyız?
Bu vatan...
Bugün Cumartesi!
Bunlar mı benim kentlerim?
Cadılar ve yazarlar
Çıkarın Fraklarınızı
Çiller ve imaj çağının sonu
Çiller'in yaşgünü hediyesi
Çıplak gösteren gözlük
Daha dün gibi...
"de" ayrı yazılacak Tansu Hanım...!
Devrim yasaları
Devlet sır tutar mı?
Devlet ve aile
'Devletin dini, islamdır'
DGM'de dünya edebiyat zirvesi
Diyalog
Elveda Müfide Hanım...
İhtiyar gençler ve genç yaşlılar
Günah boynunuza Sayın Kazan!
Haydi çocuklar sınava!...
Hayallerinizi vermeyin!
Hişt...!
Hoşgeldin JR!
İki erkek ve bir kadın...
İki yeni tanık...
İşte paşam, biz de askerde böyle oluyoruz!
İzindeyiz Ata'm
Kaç kopyayız biz...?
Kamu, Sezen'in telefonunu dinleyip rahatladı
Kayıp
Kelle koparmak çare mi?
Kırık kalpler diyarında...
Kısmi hafıza kaybı
Kör dövüşü
Lağımcının hamam rüyası
Lanetliler Bahçesinde...
Lorel ile Hardi
Mecera dolu Amerika!
Meclis öldü mü?
Medyada kaybedilen savaş
Merkezin cenaze töreni
Metin Göktepe'nin son haberi
Muhatap?
"N.Hoca bir gün..."
Neden huysuzlaştık böyle?
Nehir
O eski film...
O sözler ki...
Ora'da barış
Önce Devlet Terörü...
Ötekiler geliyor!
Paris-Teksas-Türkiye
Paşa, itaat ve hoşgörü...
Perhiz
Refahın olgunluk sınavı
Savaşma sövüş!
Saralı ile Musa, Tansu ile Mesut
Sevmiyoruz... Terketmiyoruz da!
Sezar'ın hakkı Sezar'a
Silici
Solda ittifak zamanı
Son Menderes
Şah...mat..!
Şahinler ve kelebekler
Şerefli kurşunlar ve ilahi yumruklar
Şiddet ve adalet
Şiir, aşk ve devrim
Şu çizgi meselesi
Tanrılar çoktan çekip gitti
Tarihle cilveleşmek
Tek kupona şeref madalyası
Tek şef, tek tarih, tek kültür
Tesettürlü Barbie
Tüm istihbarat Meclis denetimine..!
Türkan Şoray
Türkiye'nin Lübnan'ı
Utanıyoruz...!
Uzun sürmüş bir İntihar
Yapmadıklarımız...
Yarim Haziran!
'Yarın çok geç olacak'
Yeniden...
Yoksa tarih kadın mı?...
 
     
 
 
   
  Devrim yasaları      
 

      Bir gece, mesela bu gece, televiz­yonda haberleri izlerken, stüdyo­ya telaşla bir mesaj gelse ve haber spikeri gelen nota şöyle bir göz attıktan sonra biraz da hayretle bize dönüp dese ki: "Sa­yın seyirciler, şimdi aldığı­mız bir habe­ri bildiriyo­rum: Devrim yasaları şu andan itiba­ren uygula­maya konmuştur."

 

      Nasıl da şaşırırız kimbilir... Bir defa "Neyin nesi bu devrim yasa­ları" diye korkarız. Kimse cum­huriyetin temellerinin atıldığı yıl­larda çıkarılan bu yasal düzenle­meleri artık anımsamıyor çünkü. Hem "devrim yasalarının uygula­maya konması da ne demek? Bu yasalar zaten yürürlükte... Uygu­lamaya girince ne olacak?

 

      İşte ne olacağını, geçen hafta Milliyet'teki yazı dizisinde Ferit İlseven ortaya koydu, İlseveri'in yazı dizisi, unutulmuş devrim ya­salarının nasıl bir toplum öngördüğünü ve bugün o topluma ne kadar uzak düştüğümüzü bir kez daha anımsattı bize...

 

      Baştaki örneğe dönersek, ha­ber spikeri şöyle devam edecekti notu okumaya: "Sayın seyirciler, aldığım habere göre, Devrim ya­salarının uygulamaya konmasıyla şu andan itibaren ülke çapında Öğretim Birliği yasasına aykırı olarak kurulan bütün Kuran kursları kapatıldı. Tekkeler, zavi­yeler, tarikat örgütlenmeleri ya­saklandı. Bu geceden itibaren dergahlarda gizlice ibadet yapıla­mayacak. Büyücülük, üfürükçü­lük yapanlar cezalandırılacaklar. Okullarda zorunlu din dersleri kaldırıldığı yasaya aykırı olarak buna dayanan 12 Eylül yönetici­leri hakkında tutuklama kararı çıkarıldığı bildiriliyor.

 

      "Yine şimdi gelen bir habere göre Medeni Kanun da uygula­maya konduğundan ikinci bir ka­dınla evliliğe, imam nikahına da dayanan kesinkes izin verilmeye­cek. Bazı bakan ve milletvekille­rinin imam nikahlı eşlerinin Mec­lis lojmanlarından çıkarılmasına çalışılıyor.

Şapka İktisası Hakkında Ka­nun uygulamaya konduğundan yarın sabahtan itibaren başta TBMM üyeleri olmak üzere, dev­let dairelerinde, yerel yönetim­lerde,  müstahdemler dahil tüm memurlar şapka giymek zorun­dalar."

 

      Tabloyu düşünebiliyor musu­nuz?

      Ülkenin yasalarında yazılı maddelerin uygulamaya konması halinde neler olabileceği fikri sizi de güldürüp, düşündürüyor mu?

 

      İsterseniz bu oyuna biraz daha devam edelim:

      "Sayın seyirciler, Lakap ve Un­vanların Kaldırılışına Dair Yasa az önce uygulamaya konulduğun­dan, yarın sabahtan itibaren ağa, hacı, hoca, paşa, hanım gibi lakap ve unvanların kullanılması yasak­tır. Kendisine "hoca" dedirten Başbakan'la kendisine bacı de­dirten yardımcısının gözaltına alınmaları bekleniyor.

 

      "İsrafın Yasaklanması Kanunu'nun uygulamaya konmasıyla, Çankaya Köşkü'ndeki gösterişli davetler ve görkemli sosyete dü­ğünlerine de sınırlamalar getiril­di"

 

      Şaka gibi geliyor değil mi?

 

      Oysa bu yasalar yürürlükte, ama uzunca bir süredir fiilen as­kıda tutuluyorlar. Hiç kimse de çıkıp, "Bu yasalar bu ülkeyi ku­ran yasalardır. Gereksizse kaldı­rıp atalım, gerekliyse güncelleştirip uygulayalım" diyemiyor. Ara­da darbe dönemlerinde işine gelenler, işine gelen hükümleri kul­lanıp, bunları yeni baskı aracı olarak kullanıyorlar.

 

      Daha kendi kuruluş yasalarını uygulamayan Cumhuriyet, bugün devletin içinden irin akarken ça­resiz bir şekilde olup bitenleri iz­liyor. Düşünürlere, öğrencilere insafsızca kalkan polisin eli, si­lahlı çetelere uzanamıyor; gaze­tecilere, yazarlara işleyen acıma­sız yasa kuralları, silahlı ordular besleyen, mafyayla içli dışlı olan milletvekillerine işlemiyor, huku­ka saygılı ve onurlu yaşamaya ça­lışan şebekelerini korumak için seferber ediliyor.

İşte o yüzden, biz artık bu ülke­de hukuka inanmıyoruz.

 

      Güçlü ve silahlı olanın, yasa, hukuk dinlemeden sözünü din­lettiği bir ülkede, güçlenmek ve silahlanmaktan başka çıkar yol kalmadığını görenlerin sayısı gi­derek artıyor.

 

      Senet tahsili için mafyaya, hak­sızlıkların telafisi için gazetecile­re, iş takibi için rüşvetçi bürok­ratlara gidiyoruz.

Hukuka inancını yitiren her toplum gibi büyük bir hızla şidde­tin kucağına atılıyoruz.

Yasaların güçlüye farklı, güçsü­ze farklı uygulandığını, Hükümet'in "fasa fiso" işlerle uğraştı­ğını, Meclis'in ülkenin kanayan yaralarına sırtını dönüp, kişisel çıkarlar uğruna basın özgürlüğü­ne saldırır haline geldiğini görü­yoruz.

 

      Yargı adaletinden, devlet şevkatinden, Meclis güvencesinden umut kesildiğinden beri işada­mından, öğrencisine, dağdaki ge­rillasından, şehirdeki hocasına kadar herkes devlete düşman ha­le geliyor.

 

      Yorgun bir devrimin delik de­şik olmuş yasaları karşısında dev­lete, hükümete, adalete ve huku­ka inanmayan, polis deyince co­pu, asker deyince darbeyi, devlet deyince kağıttan bir kaplanı anımsayan umutsuz bir toplum haline geliyoruz.

 

      Bu yorumu fazla karamsar bu­lanlar "Her karanlık gecenin bir şafağı vardır" diyebilir. Ama unutmamak gerekir ki, infazlar da hep şafak vakti yapılır.



 
  Gör. Say. : 2269 | Yayın Tarihi : 23.11.1996  
  | Son Güncelleme : 08.09.2010 - 10:22:57 | Şu an 89 kişi ile birliktesiniz | Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları | webmaster |