Sümüklü et
Tarihin ışıltısı
Tarkan ile "özgür kız"
Tarkan... Temel... Catherine...
Tarkan'la... sahne arkasında...
Tanrı'nın göktaşları
Tıraş özgürlüktür!
Tora Bora'da çevirmişler Bin Ladin'in yolunu...
Transparan binadan...
Türkler kilidi çevirdi
Tevbih günü
Vera, Nazım'ına kavuştu
Vicdan ile cüzdan
Üniversite ayakta!
Vatandaş! Öpüşme tokuş!
Yeni hükümdarımız: Piyasamız
Yeni neslin başucu kitabı çıktı!
Yaz bitti
Yob kuşağı
Yoksulların gözleri
Yarın
Zaman
Zencefil, pantolon, Ararat vs...
Acı eşiği
Ada
Ancak bir benzerim öldürebilir beni
Artık sizinle çalışamayacağız...
Bahar gelme üstüme!..
Aydan gelen taş
Bir "paraşüt operasyonu" da benden..
Çocuklar, inadına sokağa!..
Chat geyikleri
Dedim ya, "Ben esirim!"
"Dabılyu" krizi
Erkekler, sizin erkekleriniz...
Evlenilecek kız... Ellenilecek kız...
Globalizmin cola falı
Güvenlik mi özgürlük mü?
Hayatın kapıları
Hücre beyinde
İlkokul 3'ten terk bir halk
İnter - pol
İntihara geldik, köprü doluymuş, döndük
X Kadınım!..
Kimi sevsem, ben
Kovboyun dönüşü
Kurban
Kuyruğu dik tutmak
McDonalds'ın çiftliği
Medyada Ankaralı hükümranlığı
Mizah da globalleşiyor
Mücevherin sırları
New York yalnızlığı
Müslüm baba ile bir gece
Nutuk'tan ilginç bir ayrıntı
Out of Africa
Panoptikon
Para ile terbiye
Sessiz ayakkabıların yürüyüşü
Şanlı Habitat direnişi
Şatosu kuşatılmış bir Sultan
Şehir ve insan
Şeytanın dönüşü
Turizm sezonuna hoş geldiniz!
Türk'ün vicdanla imtihanı
TV'de savaş, internette barış
www.rahmeteylesin.com
Yüzyıllık takip
"Bunalıyorum çocuk!..."
Körler ve düşler
Eski kentler ve aşklar
Unutulmaz bir yemekten notlar
Terörün seksolojisi
İşte Atatürk'ün aklındaki Türk bayrağı
Duvar
Milenyum'la vedalaşırken
Fillerle kahvaltı
Damat tercihiniz kişiliğinizi ele veriyor
B Planı
Beyaz
Yapışık hayatlar
Nazım 99 yaşında
Bir rahatsızlığın tarihçesi
Televoleye yasak, aynayı taşlamaktır
Acının kanatları
ABD'de surname
"Asker gönderelim" diyenler önden gitsinler!
Atanmışla seçilmiş İtilmiş'le Kakılmış
40
4 nesilde 4 alfabe
Aliye ile Ramazan
"Ama"sız anayasa
Amerikan tıraşı
Anadolu adını değiştiriyor
Arabadaki Kur'an
Araftakiler
Arjantin olmayız biz, rezil oluruz!
Atatürk nasıl bir gençti?
Atatürk'ü Ecevit'in akrabası kurtardı
Atatürk ve Edward
Avrupa'dan Türk'e çağrı: Esne!
Avrupa Partisi
Avrupa "Ya sev, ya terk et" diyor
Az alkollü tarih
Babalar ve çocuklar
Bakan körler
Balkent modeli
Başka kimse yok mu?..
Bayramların kokusu vardı eskiden...
Ben suçluyum hakim bey!..
Beraat ettim!
Bir Cumhuriyet fantezisi
Bir dost
Bir eylül günü
Bir mendil niye kanar?
Biri bizi özetliyor
Boşa beklemeyin: Mesih gelmeyecek!
Bulgaristan sosyalizme dönecek mi?
Cevap veriyoruz: "Saddam'ın yolu!"
Cimbom gibiyim!
Cimbom'un otobüsünü kim çaldı?
Çarşaflılar da değişiyor
Çekip giden
Çikolata
Çırpınma! Senin de hoşuna gidecek
Çocuklarının poposunu temizleyemeyen ülke
Depresyondayım, unutuldum!
Dikkat, Rusya tetikte!..
Doların nuru, TL'nin onuru
Duvardaki bakan posteri
Düğün ve cenaze
Dünyanın varoşlarında...
Ecevit evde ne yaptı?
Ecevit gelmesin!
Ecevit'in halefi kim?
Ecevit'in sonbaharı
Elektronik ortaçağ
Erdoğan'ın yeni kasedi çıktı!
Esaret ve ihanet
Eşiniz sizi ele verir
Failatün failün'süz edebiyat
Farklıya tahammül yeteneği
Fazilet, adalet, siyaset
Feda kültürü
Felaket senaryosu
Fikriye'nin sırrı
Futbol ve politika
Gençler nasıl rahatlıyor?
Gidiyor... gitmiyor!..
Gül gibi
Güneş altında yeni bir şey yok
Güreşe karşı tenis
Gürüz'ün son numarası
Güzel ölüler
Harflerden bir İpek Yolu
Hasankeyf kurtuluyor
Hayatı söndürüş operasyonu
Haydin alışverişe!..
İffet Bey
İki Hakkari
İki nokta... üst üste...
İki yabancı
İkizler sürpriz sever
İlk kadın
İmama kızıp oruç bozmak
İnönü'yü kim vurmak istedi?
İnsan Hakları günü - 2010
İngilizlerin Monika'sı
Kabloda El Cezire niye yok?
Kafadan koptum be sibob
Katil kim?
Kendine uzak rüzgarlar
Kırmızı notalar
Kim "terörist"?
Kortta bir bakan
Kuğunun ölümü
Küçük vedalar
Kırlangıcın öyküsü
Kırmızı kitap
Liseliler için...
Manyak bilim adamı?..
Maske
Merhaba!
Mahiriz kendimizi paralamakta
Misyoner dervişler
Muazzez Ersoy'un banyosu
Mutlu Noeller Türkiye!..
Meyhanede iktisat dersi
Nazım'ın dedesi de bir Osmanlı paşasıydı
New York'ta bir pazar
Nurcanım'ın zaferi!
Nankör kediler partisi
Nazım Belgeseli
Oğlan bizim, kız bizim
Okutmasak mı?
Orman kanunu
O gün bugündür!
O kadın niye sevindi?
Ölmeyi öğrendiğinde yaşamayı da öğrenmişsin demektir!
Ölüyorlar!
Önce insan!
Özgürlük gününden notlar
Ödül ve ceza
Pearl Harbor neden tutmadı?
Peki bu fıkralar kimin?..
Pembe geceler (1)
Reenkarnasyon nedir hocam?..
Pembe geceler (2)
Refah ve Apo davası
Sam Amca bizi niye çağırdı?
Sanıyorduk ki...
Saray'da bir hafta sonu
Savaşın halkla ilişkiler bürosu
Savaşta ilk kurban, gerçektir
Servet değil adalet istiyoruz!
Sevgili öğretmenim!
Savaş isteyen önden buyursun!
Savaşa hayır!
X Sıradan faşizm
Siz hala annenizin tarih kitabını mı okuyorsunuz?
Son şarkı
Sorry!..
Sevmeyip, terk edenler
Sınır anlaşması
Susurluk kalkanı
"Şark'ın Dianası" öldü
Şeffaf medya
 
     
 
 
   
  Atatürk'ü Ecevit'in akrabası kurtardı      
 

Mustafa Kemal, Samsun yolculuğunun ayrıntılarını 1926 yılında Hakimiyet - i Milliye başyazarı Falih Rıfkı ile Milliyet başyazarı Mahmut Soydan'a anlatmıştır. Bu anılarda oldum olası ilgimi çeken bir ayrıntı vardır:
Kemal Paşa, Galata rıhtımında kendisini bekleyen Bandırma'ya gitmek için Şişli'deki evinden çıkmak üzereyken eskiden yanında çalışmış bir kurmay gelir ve felaket haberini verir:
"İngilizler ya yola çıkışınıza engel olacaklar ya da vapurunuz Karadeniz'de batırılacak."
Atatürk
anılarında, haberin kaynağının "kurmayın yanında çalıştığı bir damat" olduğunu söyler.
Acaba kimdir Atatürk'e suikast haberi taşıyan bu
"damat"?
Kimin damadıdır?

* * *


Ben bu sorunun cevabını Arı İnan'ın "Tarihe Tanıklık Edenler" (Çağdaş, 1997) belge - kitabından öğrenmiştim.
19 Mayıs vesilesiyle, bu ilginç ayrıntıyı sizlerle de paylaşmak istiyorum.
Atatürk'ün adını vermediği "damat", Sultan Vahideddin'in damadı İsmail Hakkı (Okday) Bey'dir.
Peki nasıl olmuştur da Padişah'ın damadı, Mustafa Kemal'i İngilizlere karşı uyarmıştır?

* * *


Son Osmanlı Sadrazamı Ahmet Tevfik Paşa'nın oğlu olan İsmail Hakkı Bey, bu "hayati istihbarat"ı arkadaşı Babanzade Fuat Bey'in evinde aldı.
Zengin bir tüccar olan Fuat Bey, işgal yıllarında Beyoğlu'ndaki evinde sık sık ziyafetler veriyor, ticaret yapabilmek için bu ziyafetlere işgal subaylarını da davet ediyordu. İşte "önemli haber", 1919 Mayıs ayı ortalarında, o ziyafetlerden birinde sofraya geldi.
Gece sohbetin koyulaştığı bir anda İngiliz işgal kuvvetlerinin istihbarat subayı Yüzbaşı John Godolphin Bennett, içkinin de etkisiyle
şunları ağzından kaçırdı:
"Hükümet, Kemal Paşa adlı genç bir generali, umumi müfettiş olarak Anadolu'ya göndermeye karar vermiş. Paşa, vapurla yola çıkmak üzereymiş; ama asla Samsun'a ulaşamayacak".
Masadaki Türkler birbirlerine baktılar. Bennett, bu yolculuğu en iyi bilecek durumda olan insandı; çünkü yolcuların vize talebi kendi masasında duruyordu. "Samsun'a ulaşamayacaklar" dediğine göre bir şeyler biliyor olmalıydı. Büyük ihtimalle Kemal Paşa'nın gemisi batırılacaktı. Derhal bir şeyler yapmak gerekiyordu.

* * *


İsmail Hakkı Bey acilen Saray'a döndü. Gizli servis mensubu olan yardımcısı Kurmay Yüzbaşı Neşet (Çopur) Bey'e durumu anlattı ve haberi Kemal Paşa'ya iletmesini istedi.
M. Kemal Paşa 16 Mayıs sabahı Saray'dan gelen haberi alınca bekleyip yakalanmaktansa bir an önce denize açılmayı kararlaştırdı. Bandırma'nın kaptanına mümkün olduğunca kıyıdan gitmesini söyledi. Böylece açıkta avlanmaktan kurtulacaktı.
Salimen Samsun'a vardılar. Bandırma'dan tam 2 saat sonra bir İngiliz destroyeri limana demirledi. "Damat"tan gelen haber, belki de Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının hayatını kurtarmıştı.

* * *


"Damat" sonra ne oldu biliyor musunuz?
Ocak 1922'de Anadolu'ya geçerek kurtuluş savaşına katıldı.
Ardından, bir gün gazetede Ulviye Sultan'ın kendisini boşadığı haberini okudu. 1925'te General Ali Kırat'ın kızı Ferhande Hanım ile evlendi.
Ferhande Hanım, Başbakan Ecevit'in annesi Fatma Nazlı Ecevit'in teyzesiydi.
"Son Sadrazam" Tevfik Paşa, gelini Ferhande Hanım'ın yeğeninin oğlu Bülent'i 3 - 4 yaşlarındayken, kucağına alıp sever, "Bu çocuk ilerde büyük adam olacak" derdi.
Kucağında oturan çocuk, yarım yüzyıl sonra onun eski koltuğuna oturacaktı.



 
  Gör. Say. : 1534 | Yayın Tarihi : 19.05.2001  
  | Son Güncelleme : 31.07.2010 - 00:32:54 | Şu an 79 kişi ile birliktesiniz | Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları | webmaster |