Nisan kaygısı
"Sen dövemezsin, ben döverim"
Hollywood Avrupa'da yenildi
Harry Potter'ın düşündürdükleri
Zamanda tekne yolculuğu
Ulemaya Özgüneş danıştı. Hataydı.
Acımak
Oğlumun 2055 bayram günlüğü...
Sam Amca'nın imaj çalışması
Rektörün tutukluluğu Avrupa hukukuna ters
Atalarımız ne yapmıştı ki?
Sessiz veda
Pornografik bir pembe dizi
Görünmez duvarlar Paris-Frankfurt
Acıyı üleşmek
Arafta bir kent
Patron'un Çin seddi
Atları da vururlar!
Şatolar ve arka bahçeleri
Hemoroit ve hançer
Güneşin battığı yerde
Basın adına utanç verici sahneler
Yeni dünya arayışı
Hayvan!
Tan baskını
İşte 12 Eylül'ün ulema belgesi
TÜBİTAK'a nazar değdi
Güle naz
Öcalan mahkemede ne diyecek?
Siyaset tarihe yenildi
Bir Başbakan'ın haletiruhiyesi
Bir dönüm noktası
Anadolu'da bir mucize
Lunapark aynası
"Son tabu" da yıkılırken...
Derbi tribününden!
Aliye memur olursa?
Başkan bu yıl evlenebilecek mi?
Ya onlar bize uyarsa, biz onlara uyacağımıza...
Provokatörün dönüşü
Tarih yeniden yargılansaydı
AB-Türkiye: Bu nefretten aşk doğar mı?
'Kalan'ın krallığı
Hüsnü Mahalli neden kovuldu?
Bırakın uyusun!
Reddi miras
Anneanne, babaanne ve ayrımcılık üzerine
Esen kal!
Oyuncak
Gençlerin çığlığı
"İnsan hakları sicilini düzelt de gel!"
Donakalmak
Fedai
Commer'in eyleminden sonra ODTÜ'deki en büyük kalabalık!
AB yolunda Kaos
İnönü'ye bir kez daha şapka çıkardık
Pazartesi hastalığı
Aynı kafa
Türkiye nereye?
Bir Bandırma yolcusu
'Türkeş dizisini okudum'
Sil?
AB, gençliği kaybetti
Heykelden tahrik olmak
Köçek ile Garip
Sinemanın onuru
Canavarın dönüşü
Türkiye'nin önerisine Ermeni tarihçiler ne diyor?
Berivan
İki heves, bir kalas
Altın çağın peşinde...
İran, Türkiye olur mu?
Konuşan kıyafetler
Menemen'in son tanıkları
"'70 bin Arap geliyor' dediler. Korktuk. Alkışladık"
Kevsercik
Ortak paydalara ihtiyacımız var
Seviye testi
TÜBİTAK'ta bir gün
Edgware Road
Gözleriyle düşünenler
U-2, Pink Floyd, Project
İki şeytanın kıskacında...
Göbek havası ve reklam dünyası
Deniz manzaralı darbuka talimi
Reklam artık sutyenin içinde
Manga geliyor!
Fotoğraf
Türkiye, sanat olimpiyatlarında...
İsveç'le ortak anılar
Bir başbakan portresi
Yılbaşı âdetinin kökenleri
Hercai Leyleğin Sırtında
Siyasetten sonra hayat var mı?
Konur Sokak
Genç bir kadın
Dünya sanatı neyle meşgul?
Hayatın çırakları
Persona non grata
28 Şubat ülkesi!
Kim bu Eli Cohen?
Asker de ulemaya sormuştu
Ebeveynler için ÖSS
Mamak'a ilkbahar geldi
Geziye protesto
Zenginin malı, züğürdün canı...
Mahir Çayan Reina'da
Kaç ölü lâzım?
Lozan kriterleri
Sopa hep başımızda
Asıl müzakere 'içeride' olacak
Terörü yansıtmamak çözüm mü?
'İrlanda gibi' mi?
Acul ile aheste
Çaresizliğin kamçısı
Biz, siz, onlar...
'Ey bağışlaması bol Rabbim: AB'yi, Kurtlar Vadisi'ni, İngiltere güzellik kraliçesini koru...'
Hitler'i okudunuz mu?
12 Mart ve tepkiler
Ortaya karışık
Neden kadın şair yok?
Rakı öldürür mü?
Köle
Mona Lisa'nın türbanı
1 Mart'ın yıldönümünde...
ABD, Erdoğan'ı gözden çıkardı mı?
Yalnızlar için...
Düş görmeye gitmek...
Bir öneri: Beyin göçünü tersine çevirmenin zamanı geldi
Bir insan hikâyesi
Bir hayalin peşinde...
Bir mektup kime aittir?
Mahremiyet hakkı
Yaşasın şanlı siesta direnişimiz!
Siyasetin yeni koalisyonları
İstanbullu Ankara'ya gelince...
Gülün adı: Değişim
Ermeni sorununda önemli gelişmeler
Kuyruklu bir yalan: "Uğur'lar ölmez!"
Marka tasarımcısı olarak Atatürk
Madımak müzesi
Bir buluşma öyküsü...
Fikri iktidarda, kendi yargıda
Deniz'e ağıt
Avrupa nereye?
Tan baskınının 60. yıldönümü
Avrupa'da bir Türk şövalyesi
İki katil ve bir sinema salonu
Hilton'un sırrı
İyiyiz iyi!
Çıkmaz sokak
Can pazarında kuyruğa girmek
Avrupa da öğrenmeli!
Melike'yi de sindirememişlerdi
Ses
Tatil dönüşü
Bay Provokatör
Taşra diken üstünde...
Yağmurdan önce
Bürokrat
Mahremiyet hakkı
Solda panik atak
Seks serbest sevda yasak!
Irak'ta karar günü
Ayrılık da sevdaya dahil
Van'da 100 yıllık kavga
Bu horonu bana lütfeder misiniz?
'Beni mahkûm edenlerden temizim'
Devletin "Tehdit Top-10"u
Erbakan'ın laik kararı
Merhaba... Ben Çelik... Tarumar Çelik...
Cinsiyet değil, medeniyet kavgası
Susturun şu kadını!
Atatürk Londra'da baştan yaratıldı
Seksist fotoğraflar
Babalar oğulları gömdükçe...
Entel yorum
Türkler kindar mıdır?
'Ora' artık 'bura'dır
Eski bir film izler gibi...
Yine o eski günlerde...
Hafıza
Apo yeniden yargılanacak mı?
AKP'nin sonbaharı
'Bu meseleyi halledemez miyiz?'
Mahur
 
     
 
 
   
  Yalnızlar için...      
 

Her sokak, her vitrin, her mesken, böyle koskocaman, kıpkırmızı, kanlı canlı, yusyuvarlak kalplerle doluyken kaburgalarının arasında boş ya da kırık bir kalple dolaşmak ne can yakıcıdır bilirim.
Bir dönem gurbette o Sevgililer Günü yalnızlığını bizzat tecrübe ettim.
Okyanusun ortasında susuzluk çekmek gibi bir şeydi.
Parkta tahterevallisinin karşı kefesini dolduracak arkadaş bekleyen bir çocuk hüznü...
Öksüzlere özgü bir Anneler Günü...

* * *

Zamane sevdalılarının ortalıkta sereserpe koklaşması, reklamların mütemadiyen âşıkları alışverişe çağırması, Sevgililer Günü'nün küresel çapta uluorta kutlanması, yalnız kalplerin ıssızlığını perçinler bir kat daha...
Gördükleri her çiftten ayrı bir anı, dinledikleri her anıdan tarifsiz bir acı süzerler.
Aşk dillendirildikçe, yitik bir dostun adı gibi çınlar.
Henüz reklamlardaki gibi bir sevda kısmet olmamıştır kimine; ama çoğu doludizgin yaşamış ve sonunda kıymıştır yarine...
Onu acılar çektirerek öldürmüş ve eski bir şarkıya gömmüştür.
Ortak hatıralar mezarlığına...
Ya da ihanetler kabristanına...

* * *

Kimi fazla sevgiye sarıp nefessiz koymuştur aşkını, kimi sevgisiz bırakıp boğmuştur.
Kimi busesine kuşkunun zehrini katmış, kimi ilgisizliğin kodesine atmıştır.
Kıskançlığın ateşiyle bilenen hançer, sahibi ne kadar çok sevdiyse o kadar derine saplanmıştır.
Doyamadan ayrılanların damağında buruk bir ıstırap tadı kalmıştır.

* * *

İşte o yüzden, terk eden, terk edilen, sevdiğini öldüren ya da sevdiğince gömülen, izler cilveleşen âşıkları, Sevgililer Günü'nün haber bültenlerinde; biraz hüzün, çokça çelebi bir gülümsemeyle...
Kendisi kıymıştır sevdiğine...
Ve bilir ki, diğer kumrular da, yakın bir kıskançlık krizinde ya da özensiz bir birlikteliğin tekdüzeliğinde, kıyacaktır yarine...
Çünkü Ferhat ile Şirin'den, Kerem ile Aslı'dan, Leyla ile Mecnun'dan, Romeo ve Jülyet'ten bilir ki, tıpkı Sevgililer Günlerinin taze gülleri gibi, ömrü uzadıkça solar ateşli sevdalar...
Sadece öldürülen âşıklar yaşar.
Aşkta ölümle yaşam arasında ters orantı var.

* * *

Ey sadık üyeleri Kırık Kalpler Kulübü'nün!
Sevgilisi olmayanlar,
Sevgilisinden ayrılanlar,
Sevgilisi uzakta olanlar,
Hiç ilişkiye girmemiş ya da her gömdüğü ilişkiyle bir parça eksilmiş, her yitik sevdalının ardından acı çekmiş üvey evlatları Sevgililer Günü'nün...
BU gece tek kişilik sofranıza çift kadeh koyun...
İzleyin canlı yayında potansiyel katillerin buselerini...
Siz içtikçe canlansın o güzelim anılar...
Unutmayın ki, yalnızlığın da kahredici bir tadı var.



 
  Gör. Say. : 19048 | Yayın Tarihi : 13.02.2005  
  | Son Güncelleme : 31.07.2010 - 00:32:54 | Şu an 79 kişi ile birliktesiniz | Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları | webmaster |