Cumhuriyet - Işık Kansu,
'Bunlar'
Gazeteci Can Dündar'ın yazdıklarına bakılırsa, Recep Tayyip Erdoğan'ın üzerine titrediği danışmanı, fındıkçı Cüneyd Zapsu, Şeyh Sait isyanına katılmaktan cezaevine konulmuş dedesi ile 27 Mayıs 1960 sonrası Avrupa'ya kaçan babasının rövanşını almak üzere Ankara'ya gelmiş, siyasete girmiş. Ankara ve siyaset deyince... Emekli Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Güven Dinçer, ödün vermez bir Ankara sevdalısıdır. O sevdasının ürünlerini topladığı "Ankara Kent Yazıları" adlı kitabında tescilli Ankara düşmanlarına da değinmiş. Ankara'nın anlamını dile getirirken "bunlar" diye nitelendirdiği bir kesimden söz ediyor. "Bunlar" dediklerini şöyle sıralamış Güven Dinçer: "Hilafetçi ve şeriatçılar, laiklik düşmanları, şeriat-ticaret siyaset sarmalının tacirleri, bağımsızlık ve ulusal devlet karşıttan, Kıbns için verelim kurtulalım diyenler, Boğaz'da rakı sofrası kuran Kürtçüler ve ikinci cumhuriyetçiler, Sevr'i yeniden geri getirmek isteyenler, dış dünyanın yerli sözcüleri, kamu mallarını yağmalayanlar, devlet bankalarını yağmalayıp o paralarla siyaset yapanlar ve yaptıranlar." Ankara'da uzun yıllar görev yapmış Güven Dinçer'in "bunlar”la ilgili gözlemlerine: "Bütün bunlar melanet ilişkilerini ve tezgâhlarını halkın önünde açıkça savunamadıkları için, Türkiye'deki yönetimin sistemi ve bürokrasinin bozukluğundan başlayarak sözü 'başlarının belası' addettikleri Ankara 'ya getirirler. Aslında eleştirdikleri konulardaki kararları alan politikacıların çoğunluğu, yukarıdaki grupların etkili adamlarıdır veya sonradan çeşitli şekillerden aralarına alınan politikacılardır. Ekonomik grupların önüne mali imkânları serenler, kamu mallarının ucuza kapatılmasını hazırlayanlar, döviz fiyatlarındaki hareketi önceden haber verenler ya bu takım politikacılardır ya onlann atadıktan bürokratlardır. Bu tip bürokratlara dikkat ediniz. Bir sarkacın ahengiyle özel sektörle kamu arasında gidip gelirler, bunlar bir özel sektörde yönetici-danışman, bir kamuda önemli karar alan yerdedirler. Bunlar önce bürokrat, sonra da seçimlerde liste başıdırlar. Yukarıda saydıklarımızın sözcüleri, gazetelerin bir kısım köşe yazarlarıdır. Çanak sorularla röportaj yapan TV sunucularıdır. Bir kısım üniversite öğretim üyeleridir. Yabancı vakıflarda görevli ve yabancıların düşüncelerini bize bildiren tebliğ memurlarıdır. Bunların yerleri önemli değildir. Söyledikleri önemlidir, önemli olan kirli politikacı-kirli bürokrat-kirli işadamlarının Cumhuriyete, laikliğe, bağımsızlığa, ulusal devlete ve onurlu bir ulus ve ülke olarak yaşamımıza karşı olanlarla işbirliğidir." Bunları tanıyoruz, biliyoruz, görüyoruz. Bunlar, hiç süpürülmüyor, hep kullanılıyorlar...
|
 |
|
|
|
 |
|