Milliyetçilik neden yükseliyor?
Devlet içinde yeni çizgi
Öfkeli kalabalıklar cehennemi
Muhalefet cephesinde durum
Yangın yerinin hayaletleri
Araf'ta
Cüneyt abi bilir böyle yöntemleri
MGK neden var?
1 ayın sonunda Dink cinayeti
Fazıl Say'ın Mastika çaldığı gün
Başbağı mı, gözbağı mı?
Yeni hayaller lazım
Eski MİT şefinden Çakıcı'ya öpücük!
Severken terk etmek
2 liralık hayatlar
Sıkı bir duş lazım şimdi...
Savaş kültürü ve ırkçı tehdit
Kırmızı karanfil
Çakıcı'nın mektubunun ardından...
Bizim kadınlarımız
Mustafa Kemal de andıçlanırdı
İki 12 Mart
DEV-GENÇ 12 Mart'ı destekledi mi?
Dışişleri'nin iç işleri
Can'ın Öfke'si
İkinci hayatlar
Sabıkalı cumhurbaşkanı!
Türkiye'yi germeyin!
Kadir Has ile Mahir Çayan
Hafıza müzesi
Sahne tozunun peşinde...
Rıza Türmen'in tarihi uyarısı
Seçim bitti, tayine dönüyoruz!
Bağımsız sol adaya 50 bin oy çıkar mı?
68'in Mülkiyeli sağcıları
Sesini kaybeden ülke
Halit Çelenk'le bir akşam
Sıtmaya razı olmak!
Çankaya otoyolunda cinayet
Bugün Mülkiye'de ilginç bir ders var
"367 aranmaz"
Olabilir... Olmamalı... Olacak...
Adı gizlenen suçlu
Gündüz insan, gece kurt
Vatan için mi?
Nokta'landık mı?
Gül'ün adı
Ne olacak şimdi?
Önce Meclis, sonra ordu
Sıra programda
Susurluk yaşıyor!
Çağlayan:Bir devir teslim töreni
Seçimde kim kazanır?
Korkma!
"Bülent'in vasiyeti yerine geliyor"
Anadolu ne diyor?
İnönü birleşmeyi anlatıyor
Gerdek kapısında 1 milyon insan
Tatilde kim sandığa gider?
Daha yeşil bir hasat için...
Tık-Genç
Bikini ve laiklik
Rahat... Hazır ol...
DP, devrilişinin yıldönümünde kuruluyor
Kuzey Irak'a bölgeden bakınca...
Mahalle baskısı
Sezonluk vitrin
Dağılmış pazar yerleri gibi...
Mihrican Diyarbakır
Kuzey Irak'a Washington'dan bakınca...
İsteksiz
Bel altı
Seçim - totodan çıkan sürpriz bakan
İkarus'un düşüşü
Aleviler ve MHP
Çocuk mu kandırıyorlar?
Sırat köprüsüne çıkarken...
Kimin Ekspresi?
'Bir devrim hareketi'
Sayıyla kendine gelmek
Erkeksen...
Erivan cephesinde yeni bir şey yok
Söz tükenmeden...
Fazıl Say'ın kanatlandığı gece
İpe sarılmayın!
Tap-on şarkılar
O fotoğrafı basmamalıydık!
Bu da küreselleşme!
AKP'nin nefesi CHP'nin ensesinde
Live Earth nasıl kaçtı?
Bahçeli'nin sırları
Devletin 'Mehmet'inden Milletin 'Mehmet'ine
Borsacı seçmen 'Turkcell' diyor
Erdoğan'ın şaşırtan karnesi
Doktor raporuyla evlendiler
Herkes AKP'ye çalıştı
50 yılın zaferi
Gül'lü Köşk?
Mutlu musunuz?
İzmir'de ne oldu?
Yolcu
Türk Silahlı Vekilleri
Yağmur duası yerine 'istifa duası'na çıkalım
Brütüs kompleksi
Sezen Aksu Köşk'e çıkabilir
Yeni başlayanlar için izahlı darbeler tarihi
Bir evlilik yıldönümü
Risotto ve bulgur
Liste
2007 yazı
Bravo çocuklar!
Sorunlu din dersleri
Tuna boyunda...
Anıtkabir defterindeki küçük fark
Diyarbakır 5 Nolu
Ramazan dayanışması kalıcı kılınamaz mı?
'Hepimiz Türüt'üz!'
Avrupa, solu soruyor
Yerini bilmek...
İyi ki bayrak var!
Ilımlı İslam ve ABD (1)
Ilımlı İslam ve ABD (2)
Yük Gemisi Partisi
'Ali topu Agop'a at!'
Tarihe ölüm dalışı
Nisyan katmanları
Tarihin dikenini ayıklamak...
NBA ve biz
Denenmeyen
Çankaya'daki Şam zirvesinin tutanakları (2)
Sabırlar taşarken...
Bir fil yolculuğu
Teferruat?
"Emperyalizmin alçak hakemliği"ne direnen kimdi?
Bahçede donla dolaşmak
Silahtan önce siyaset ve diplomasi
Öfkemiz, kardeşliğimizi vurmasın!
İnternet çağında sansür
Önce işini iyi yap, sonra bayrak as!
Müküs gezegeninde bir gün
Cumhuriyet fazilettir
Kitaplar ormanından...
Omuzlara!
"Söyle bana Anka kuşu!"
Ortak düşman kim?
Çankaya'daki Şam zirvesinin tutanakları (1)
Çankaya’daki Şam zirvesinin tutanakları (3)
Müslümanım demezsen para yok!
Değişimin gizli mimarı: Kadın
TRT
Karar vericileri rahat bırakabilir miyiz?
Tarihten ders almak
Fikir suçluları safına hoş geldiniz Paşam!
İkinci el erkekler
Titremeyen bir çınar
Tüllü sanat dönemi
Bakire Kraliçe ile Türk Sultanı
ABD planı
Öldürme yetkisi
Servis anneleri
Türbanın iktidarı
Kaç tane sanatçımız var?
Çocukların işleri
İşkence ve yargısız infazın dönüşü
Fransa'daki Türk alerjisi sinemayla azaltılabilir
Bir "mağdur" aranıyor!
Kralın yargıçları
Yine değişir
Sansür kararı Erdoğan'ındı
Müzik sanatının kalesi düştü mü?
"Derinden azmettirenler var!"
Sevda kuraklığı
Sivil operasyonun tam sırası
Birinci Cumhuriyet bitti mi?
Cerrah'a düşen...
Reşat Altay'ın yazılmamış anıları
Erdoğan'ın derin devletle imtihanı
Şimdi ittifak vaktidir!
Hepimiz Ermeni miyiz?
Son anına kadar kalemi elindeydi
Ey güzel ülkem!
Sıdesutyun Paregamıs! (Elveda Dostum!)
Yarın cenazeye gelmelisiniz Sayın Sezer!
İzmir'de artçı deprem
Yapma Başkan!
Ölüsü bile uğraştırıyor
MİT ne demek istedi?
Bağdat'ın kayıp milyarları
Türkiye Kürt devletiyle yaşamayı öğrenmeli
Kritik eşikte önemli konferans
 
     
 
 
   
  İyi ki bayrak var!      
 
Çeşme'de "Paparazzi Beach"teydik hafta sonu; "Paparazzi Plajı" yani... Her nasılsa bunca yıl betonlaşmamayı başarmış, yemyeşil bir cennet köşesi...
Hava ılık, su serin...
Ayrılmaya karar vermiş, ama vedalaşmaya gönlü elvermeyen çiftler vardır ya; denizle yaz onlar gibi; soğuklar ama kopamıyorlar birbirlerinden...
Sahilde yaz sonu tenhalığını bir bizim seslerimiz bozuyor, bir de karşı tepeleri bekleyen devasa bayraklar...
Hem tepelerin zirvesine, hem her bir tesisin bahçesine dikilmişler.
Daimi Çeşme rüzgârıyla gün boyu, direklerinden kopmak istercesine heyecanla dalgalanıyorlar.
Havada bayraktan yapılma bir bayram, bir seferberlik havası var.
İzmir'de asansörlü bayrak direkleri sektör oluşturmuş, siparişe yetişilemiyormuş; talep o kadar büyük yani..

* * *

Gemimiz Çeşme limanına yanaştığında cep telefonlarımıza Yunanistan telefon şebekesinin "Hoş geldiniz" mesajları düştü.
Sonra geldiğimiz kentleri aramak için telefon numarasının başına uluslararası kodları eklememiz gerekti.
Olsun; her tepede bayraklar vardı ve biz kendi topraklarımızda olduğumuzu biliyorduk.

* * *

Paparazzi Beach'e geldik; buranın "gündüz beach, gece club" olduğunu öğrendik.
Sezon bittiği için diğer "beach"ler, "Solemare beach" ve "Grenada beach" kapalıydı.
"Shayna"ın, "Sunset"in methini duyduk.
Türkçenin gözden düştüğü topraklarda, çağlardaydık.
Olsun; bayrağımız öyle güzel dalgalanıyordu ki, biz ülkemizle gurur duyuyorduk.

* * *

Sit alanındaydık, ama bazı tepelerde koruma kalkanının her nasılsa delindiği görülüyordu.
Yeşillik tepeliklerin arasında, falanca tarihte, filanca belediye başkanının göz yumduğu sitelere ait beton yazlıklar sırıtıyordu.
Kamuya ait toprak, bir yolu bulunup "özelleştirilmişti."
Neyse ki tepenin sırtlarında bayrağımız çok yüksekte duruyordu ve biz vatan toprağının emin ellerde olmasının güvenini yaşıyorduk.

* * *

Gün boyu memleket meselesi eksik olmadı gündemimizden...
Türkiye'nin geleceğine dair kaygıları paylaştık.
Bugünün dünden fena olduğundan, yarının bugünden kötü göründüğünden söz edenler oldu.
Çocuklarının yaşayacağı ülkeden endişeliydiler.
Göller kuruyordu; deniz kirleniyordu; Türkiye çölleşiyordu.
Ülke kötü yönetiliyor, işler sarpa sarıyordu.
Farklı kesimleri bir arada tutan ortaklık bağları zayıflıyordu.
Kaygılarımız arttıkça artıyordu diktiğimiz bayrak direklerinin sayısı...
Ve huzursuzluğumuzca yükseliyordu boyları...
Olsun; yine de iyi ki bayrak vardı.
Hem "şafaklar gibi" dalgalanarak ruhumuzu okşuyor, hem dikildiği toprağın altımızdan kaydığını fark etmemizi engelleyen, dev bir örtüye dönüşüyordu.


 
  Gör. Say. : 1518 | Yayın Tarihi : 24.09.2007  
  | Son Güncelleme : 03.09.2010 - 16:54:21 | Şu an 100 kişi ile birliktesiniz | Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları | webmaster |