24.Mart. 2008.Pazartesi
Pazar gecesi... Saat 23.00’e geliyor. Ve sitede 200 kişi on-line... Birkaç gündür hep böyle... “En çok okunan yazılar”dan Hülya Avşar düştü, yerine Deniz Gezmiş’in filmi girdi. Yoğun bir politizasyon yaşıyoruz. Saim tatsız bir hatırlatma yapıyor: “Darbe dönemlerinde medyaya ilgi artar. Gazete tirajları fırlar. İzlenme oranları yükselir. Bizim ilgideki artış da ondan olmasın?” Tahtalara vuruyoruz. Tahtalar sağır. Felaket tellallığı yapmak istemem ama, sizler de farkındasınız: Tatsız bir döneme girdiğimiz kesin...
* * *
Önceki gün Cumhuriyet’i ziyarete gittim. Havada yüksek gerilim ve heyecan vardı. Mustafa Balbay’ın odasında Zeki Sezer ve Hikmet Çetinkaya ile oturduk. Balbay dedi ki: “Kimse durumundan emin değil artık... Ankara’da sabahları birbirimizi yokluyoruz, evde mi diye...” Artık sabah erken kapı çalındığında çalanın sütçü olmadığından eminiz. Cüneyt abi (Arcayürek) her sabah telefon görüşmelerine önce telefonunu dinleyenlere küfrederek başlıyormuş. Hiç hayra alamet tablolar değil. Bu ülkenin anlık savrulmalardaki hız katsayısı başdöndürücü... Bir bakıyorsunuz AB üyeliğine koşuyor; bir bakıyorsunuz totaliter bir rejime... * * *
Bugün Vakit’teki “İkiyüzlüleri iyi tanıyın” haberini “Basından” bölümüne aldık, gördünüz mü? Nasıl haksız, nasıl insafsız bir hakaret, aşağılama, hedef gösterme... “Bugün İlhan Selçuk olayı için ayağa kalkanlar, Merve Kavakçı’nın evi tekmelerle basıldığında sessiz kalmışlar.” “Bu nasıl çifte standart”mış. Kimden bahsediyor? Ben ve birkaç başka yazardan... Oysa o günlerde merkez medyada Merve Kavakçı’ya yapılana açıktan karşı çıkan birkaç kalemden biriydim. Ve o yüzden de çok eleştirildim. Ama o yazılarla hep iftihar ettim. Bugün kutusundan çıkarıp mücevher gibi boynuma takmanın zamanıdır. Milliyet’te bugün çıkacak makalemde bulacağınız o yazılara link veriyorum buradan...
(Avrupa karşıtı lobiye dikkat!) 20 Ekim 1999 (Metegate skandalı) 12 Aralık 2002
En zor koşullarda bile çifte standart uygulamadığımın, ikiyüzlülük yapmadığımın, her daim ilkeli davrandığımın kanıtları olarak... Vakit yazarları benzer bir muhasebe yapabilirler mi acaba?
* * *
Asla umutsuzluğa yer yok. Üstesinden geliriz bu baskıların... Bizim savaşımız değil bu: “Derin devletler” tepişiyor. Ama arada bizler de eziliyoruz. Çatışmayı doğru okuyup, ilkeli davranmak, sağlam durmak, dayanışmak zamanıdır. Dileyelim bu hafta iyi olsun!
|