Abbas Güçlü / Milliyet
Abdullah Gürgün / Bergama Kuzey Ege Gazetesi
Adnan Acar / Varlık
Ahmet Altan / Taraf
Ahmet Cemal / Cumhuriyet
Ahmet Kekeç / Star
Ahmet Kuyaş / NTV Tarih Dergisi
Ahmet Taşgetiren / Bugün
Ali Atıf Bir / Bugün
Ali Bayramoğlu / Yeni Şafak
Ali Eren / Anadolu'da Vakit
Ali Eyüboğlu / Milliyet Cafe
Ali Murat Güven / Yeni Şafak
Ali Saydam / Akşam
Ali Sirmen / Cumhuriyet
Ali Ünal / Zaman
Alin Taşçıyan / Star
Altemur Kılıç / Yeniçağ
Anlayış Dergisi - Dosya: MUSTAFA
Arslan Bulut / Yeniçağ
A.Savaş Çolak / Ortadoğu
Ataol Behramoğlu / Cumhuriyet Pazar
Atilla Dorsay / Sabah
Avni Özgürel / Radikal
Ayhan Aktar / Taraf
Aykut Işıklar / Bugün
Aynur Eser / Birgün
Ayşe Arman / Hürriyet
Ayşe Hür / Taraf
Aziz Üstel / Star
Banu Güven / Radikal
Baskın Oran / Radikal 2
Bedri Baykam / Cumhuriyet
Bekir Coşkun / Hürriyet
Birol Keskin / Haber Ekspres
Buket Uzuner / Vatan Kitap
Burhan Ayeri / Akşam
Bülent Gürlük / Yeni Asır Sarmaşık
Can Ataklı / Vatan
Celal Şengör / Cumhuriyet Bilim Teknik
Cemal Nar / Haber Vaktim
Cengiz semercioğlu / Hürriyet Kelebek
Cevher İlhan / Yeni Asya
Çağlayan Neyman Sönmez / Ogün
Çetin Altan / Milliyet
Deniz Som / Cumhuriyet
Derya Sazak / Milliyet
Doğan Tılıç / Birgün
E.Ahmet Koraltan / Portakal
Ece Temelkuran / Milliyet
Ekrem Dumanlı / Zaman - Today's Zaman
Elif Çakır / Taraf
Emre Aköz / Sabah
Emre Kongar / Cumhuriyet
E.Nesibe Özbudak / Zaman
Engin Ardıç / Sabah
Enver Aysever / Skyturk.com
Erdal Şafak / Sabah
Ergin Yıldızoğlu / Cumhuriyet
Ergun Babahan / Sabah
Erhan Başkurt / Bugün
Erol Manisalı / Cumhuriyet
Ertuğrul Özkök / Hürriyet
Eser Karakaş / Star
Etyen Mahçupyan / Taraf
Fahri Güven / Milli Gazete
Fatih Çekirge / Hürriyet
Fatih Özgüven / Radikal
Ferhat Kentel / Agos
Feridettin Atatuğ / Anayurt
Feridun Andaç / Dünya
Fikret Bila / Milliyet
Fikri Sağlar / Birgün
Fuat Akar / Yenigün
Fulya Pekşen Meral / Yenigün
Gündüz Vassaf / Radikal
Güneri Cıvaoğlu / Milliyet
Güven Borçka / Marketing Türkiye
Hakan Aygün / Bugün
Hakkı Devrim / Radikal
Haluk Şahin / Radikal
Hamdi Yılmaz / Anayurt
Hasan Bülent Kahraman / Sabah
Hasan Celal Güzel / Radikal
Hasan Cemal / Milliyet
Hasan Parkan / Şok
Hasan Tahsin / Yenigün
Haşmet Babaoğlu / Sabah
Hayati Asılyazıcı / Aydınlık
Hıncal Uluç / Sabah
Hikmet Çetinkaya / Cumhuriyet
Hilmi Yavuz / Zaman
Hulki Cevizoğlu / Yeniçağ
Hüseyin Aslan / Yeni Asır
Hürol Dağdelen / Yeni Asır Sarmaşık
Işık Kansu / Cumhuriyet
Işıl Özgentürk / Cumhuriyet
İbrahim Boyraz / Sabah Güney
İclal Aydın / Vatan
İhsan Dağı / Today's Zaman
İlter Turan / Dünya
İrfan Sönmez / Haber Vaktim
İsmet Berkan / Radikal
Kazım Güleçyüz / Yeni Asya
Leyla Umar / Vatan
Mehmet Ali Birand / Posta
Mehmet Altan / Star
Mehmet Barlas / Sabah
Mehmet OKur / Bursa Gündem
Mehmet Şehirli / Sözcü
Mehmet Yalçın / Gusto
Mehmet Y.Yılmaz / Hürriyet
Melike Birgölge / Hürriyet
Mesut Yar / Posta
Mevlüt Tezel / Hürriyet
Mine G. Kırıkkanat / Vatan
Murat Belge / Taraf
Murat Birsel / Star
Mustafa Akyol / Hurriyet Daily News
Mümtaz'er Türköne / Zaman
Mümtaz Soysal / Cumhuriyet
Nagehan Alçı / Akşam
Nazlı Ilıcak / Sabah
Nazım Alpman / Birgün
Nedim Hazar / Zaman
Neslihan Acu / Medyatava
Neslişah Evliyazade / Haber Ekspres
Neşe Düzel / Taraf
Nil Karaibrahimgil / Hürriyet
Nur Çintay A. / Radikal
Nüket Kantarcı / Ankara Life
Oktay Akbal / Cumhuriyet
Olkan Özyurt / Sabah
Onur Baştürk / Hürriyet Kelebek
Oral Çalışlar / Radikal
Orhan Bursalı / Cumhuriyet
Orhan Kaplan / Bursa Gündem
Osman Ecevit / Halk
Ömür Gedik / Hürriyet Kelebek
Özkan Binol / Takvim Saklambaç
Özdemir İnce / Hürriyet
Pakize Suda / Hürriyet
Perihan Mağden / Radikal
Rahmi Turan - Hürriyet
Ramazan Kaan Kurt / Ortadoğu
Rasih Yılmaz / Bugün
Rasim Ozan Kütahyalı / Taraf
Rauf Tamer / Posta
Reha Muhtar / Vatan
Rıdvan Akar / Birgün
Rıza Zelyut / Güneş
Ruhat Mengi / Vatan
Sabahattin Önkibar / Yeniçağ
Sabrina Tavernise / The New York Times
Sadık Özcan / Yeniçağ - Günboyu
Sami Özbil / Sanat ve Hayat
Savaş Ay / Takvim
Selcan Taşçı / Yeniçağ
Semih İdiz / Milliyet
Serdar Akbıyık / Star Cumartesi
Serdar Arseven / Anadolu'da Vakit
Serdar Turgut / Akşam
Seyfi Öngider / Radikal İki
Sırrı Yüksel Cebeci / H.O.Tercüman
Sina Koloğlu / Milliyet
Süheyl Batum / Vatan
Şamil Tayyar / Star
Şirin Sever / Sabah'la Günaydın
Şükrü Bulut / Yeni Asya
Toktamış Ateş / Bugün
Tufan Türenç / Hürriyet
Tuğçe Tatari / Akşam
Tuna Kiremitçi / Vatan
Tuna Serim / H.O.Tercüman
Tunca Arslan / Aydınlık
Turgut Özakman / Cumhuriyet
Türker Alkan / Radikal
Türkkaya Ataöv / Cumhuriyet
Uğur Vardan / Radikal
Ümit Kıvanç / Taraf
Ümit Otan / 4. Kuvvet Medya
Vehbi Dinçcan / Güneş
Vural Savaş / Sözcü
Yakup Kepenek / Cumhuriyet
Yıldıray Oğur / Taraf
Yılmaz Özdil / Hürriyet
Yiğit Bulut / Vatan
Yurtsan Atakan / Hürriyet
Yüksel Aytuğ / Sabah'la Günaydın
Zahit Atam / Birgün
Zeki Sarıhan / Öğretmen Dünyası
Zekican Samlı / Ankara Vip Life
Zeynep Tan / Yeni Gazetem Ege
Zülfü Livaneli / Vatan
 
     
 
 
   
  Çağlayan Neyman Sönmez / Ogün      
 

23 Kasım 2008 / Çağlayan Neyman Sönmez / Ogün

Mustafa Hakkında Son Bir Şey-2

Atatürk diktatör müydü? Filmde Atatürk’ü diktatör olarak niteleyen yabancı basın.. Vatan toprağından tasını tarağını toplayıp kaçarak giden işgalcilerin, onu böyle görmesi neden şaşırtıcı olsun ki?
  
Atatürk yalnız mıydı? Atatürk’ün ardında onu bağrına basan milleti vardı deniyor.. Elbette vardı ama büyük adamlar onca kalabalığa rağmen yalnızdırlar.. Bu bir ruhsal yalnızlıktır.. Filmde de buna işaret ediliyor..

Atatürk dinsiz miydi? Filmde, Atatürk’ün dine bakış açısı, dinin toplum üzerinde yarattığı etkinin gerilemeye neden olduğunu, ilerleme istiyorsak,  manevi mirası saydığı ilim ve akıl yolunu izlememiz gerektiği vurgulanıyor.. Özellikle dinsiz gösteriliyor diye bir durum yok.. Atatürk dinsizdir ya da değildir.. Bence bunun cevabını kimse bilemez, bilmesi de  gerekmiyor ayrıca... Kendisinin de dediği gibi inanç kişisel bir meseledir.. Önemli olan ülkemizde, muhasır medeniyetlerin rönesansta yaptığı devrimi kısa sürede gerçekleştirebilmiş olmasıdır.. Bu da din ve devlet işlerini ayırmaktan geçiyordu, aksini inkar eden olabilir mi?

Can Dündar, ‘’Atatürk laikliğin ilanıyla Hafız Kaymak’tan yediği dayağın intikamını aldı’’ cümlesinin gerekçesini Abbas Güçlü’nün Genç Bakış programında ‘’kendini aşan bir cümle oldu keşke koymasaydım... Çocukken hocasından yediği dayak O’nda bir kırılma noktası olduğu için böyle bir şey kullandım.. Aslında çok masumane bir şey ifade etmek istemiştim’’ dedi..
Bu ifade belki kimilerinin kulağında başka manalar uyandırmış olabilir.. Ama bir taraftan hadi o dayağın intikamını almış olsun o zaman Hafız Kaymak’a teşekkür etmek gerekir.. Bu da bir bakış açısı öyle değil mi?  Bir filme böyle de bakılır, öyle de..

Önemli olan Atatürk’ün bizden, geride bıraktıklarından ne istediğini anlayabilmek.. Kendisinin büyük başarılarını sürekli hatırlayıp, ona övgüler yağdırmamız, önemli günlerde Anıtkabir’e akmamız için ‘’Beni Hatırlayın’’ demiyor.. “Beni Hatırlayın” diyor çünkü “O” büyük bir şey başardı. Biz de onun yaptıklarını hatırlayıp, ideallerimize sıkı sıkıya tutunmalı zorluklarda yılmamalı, korkmamalı, susmamalıyız.. Benim filmden çıkardığım ana tema budur.. Belki de artık görüş açımızı genişletmemizin zamanı gelmiştir.. Filmin zamanı bu manada doğrudur..

ŞEREFİNİZE
Mustafa filmini yazarken aklıma bir Fransızın bana anlatmış olduğu Atatürk’le ilgili bir anekdot geldi.. İl sınırları içinde hiç duymamıştım, paylaşmak istedim.. Bu hikayenin gerçek olup olmadığını bilemem ama dinlediğim kişi bana Atatürk’ün bu hatırasının Fransa’da bilindiğini söyledi.. Onun yalancısıyım..
Atatürk Cumhuriyet’in ilanından sonra yabancıların da içinde bulunduğu bir davettedir.. Yanında da kendisine hayran bir Fransız hanım bulunmaktadır.. Garson içki servisi yapmak üzere Atatürk’ün yanına gelir.. Atatürk bir rakı alır.. Fransız hanım da seçimini rakıdan yana yapar.. Atatürk hatunun seçimine gülümser ve kadehini uzatıp tokuşturken ‘matmazel şerefinize’’ der.. Atatürk bir yudum alır, döner bir bakar ki matmazel rakıyı fondip yapmış.. Atatürk bu duruma hem şaşırır hem de cesaretinden dolayı ondan hoşlanır.. Hemen tekrar servis yapması için garsonu çağırır, matmazel yine rakı alır.. Atatürk tekrar kadehini uzatıp ‘matmazel şerefinize’’ der ve bir bakar ki yine aynı şey... Bu böyle bir iki kere daha olur..
Masadakilerden biri durumu farkedip kadının kulağına usulca ‘’fazla hızlı gitmiyor musunuz? Bu bizim içkilere benzemez yavaş olun’’ diyince kadın da ‘’ne yapayım Atatürk bana cherie finissez diyor ben de içiyorum’’der
Meğer kadın Atatürk’ün şerefinize demesini ses benzerliğinden fransızca ‘’cherie finissez’’ (şerifinise) anladığından fondip yapıyor..Anlamı da ‘’tatlım bitiriniz’’.. Kadını uyaran kişi, durumu Atatürk’e açıklar ve o da bir kahkaha patlatır..
Fransız bunu anlattıktan sonra şöyle ekledi.. Atatürk öyle etkileyici bir adamdı ki o ne dese ister Türk ister Fransız olsun herkes dediğini emir kabul eder, yerine getirirdi..

* * * * *

16 Kasım 2008 / Çağlayan Neyman Sönmez / Ogün

Mustafa Hakkında Son Bir Şey-1

Evet biliyorum Mustafa filmi hakkında yazmak kabak tadı verdi artık, ama geçen haftaki ‘’İzlemeli mi izlememeli mi’’ yazıma,
  
Devamı niteliğinde, filmi izledikten sonraki yorumlarımı yazmak zorunda hissettim kendimi..

Üzerine söylenmiş onca şeyi bir tarafa bırakırsak, bir film olarak Mustafa’yı ele aldığımda filmin en kötü tarafı, Atatürk’ün doğumdan ölüme kadar olan tüm yaşamı iki saate sığdırılmış olması..

Aslında biyografik belgesellerde sıklıkla karşılaşılan bir durum olsa da, sürenin kısıtlı olması, izleyici tam bir yere konsantre olup, anlatılanı içselleştirecekken ordan koparılıp başka bir detaya yönlendiriliyor.. Bu da izleyicinin filmle bağ kurmasını zorlaştırıyor..

Neticede film, Atatürk’ü bilen için yeni bir şey söylemiyor ama görsel olan yazılandan her zaman daha etkili olduğundan,  kıyamet kopmasının derinde yatan nedeni de bu olsa gerek..
Filmdeki ifadeler bazı yerlerde zayıf ve hızlıca geçildiğinden , seyirci aklında kalan detaylarla bütün bir filmin eleştirisini yapıyor..

Can Dündar ‘’ben sadece Atatürk’ün insan yönünü ele aldım’’ demiş olsa da ruhsal portresinin tahlili eksik ve tatmin edici olmaktan uzak kalıyor..

Yine de bir takım eksikliklere rağmen kompozisyonlarıyla, müziğiyle filmi başarılı buldum..

Filmden cımbızla çekip çıkarılan cümlelerin bu kadar yaygara koparmasına da anlam veremedim açıkçası.. Söylenilenin aksine hiçbirinin üzerinde özel bir vurgu göze çarpmıyor.. Kulaktan kulağa oyunun da gitgide abartıldığını düşünüyorum..

Filmi, bütün eleştirileri okumuş, Can Dündar’ın savunmalarını dinlemiş olarak fazladan dikkat kesilerek izledim, kendimi zorladım cümlelerde bir bit yeniği bulmak için ama bulamadım.. Biri hariç... O da Atatürk’e hediye edilen Savarona yatının 1 milyon 200 bine alındığının söylenmesi.. Yatın fiyatının söylenmesinin hiçbir manası yoktu bence.. Hazine parasından gemicikler alanları rahatlatmak adına kötü niyet içeriyorsa onu bilemem tabii ki..

Bazıları da şöyle diyor film için.. Film de anlatılar doğru ama zamanı yanlış..
Can Dündar, Atatürk karşıtlarının eline koz verdi.. Sonuçta Atatürk’ü sevmeyenler filmden sonra da Atatürk hakkında fikirlerini değiştirmeyecek ve ileri geri konuşmalarına kaldıkları yerden devam edeceklerdir.. Tıpkı benim Atatürk kızı olarak filmi izledikten sonra kafamda Atatürk’le ilgili en ufak bir şüphe uyanmadığı ve onun ilkelerinde yürümeye devam edeceğim gibi..
Diğer sorulara gelirsek..

Atatürk alkolik miydi? ‘’Atatürk her akşam bir 70’ lik rakı, 15 fincan kahve, üç paket sigara içerdi’’ cümlesi filmde yer alıyor.. Atatürk’ün çok içtiğini bilmeyen mi var? Neden bunun üstünü örtmeye çalışıyoruz. Atatürk’ün çok içmesi Atatürk’ü önemsiz biri mi yapar?.. Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti küçük mü düşürür?  Koskaca film içinde Atatürk’ün içkisiyle ilgili söylenmiş bu cümle nasıl olur da Atatürk alkolikti diye bir izlenim yaratır ben buna işaret edenlerde art niyet ararım açıkçası.. Üstelik Atatürk’ü alkolik diyerek küçük düşürmeye çalışan zihniyet filmden önce de vardı..

Ataürk zevk ve kadın düşkünü müydü? Hele bu soru en tuhafıma gideni.. Bir biyografiden bahsedeceksek elbette filmde ilişkiler yer alacak.. Filmde Atatürk’ün cepheden Corinne’e yazdığı mektupların olması bile eleştirildi.. Bence filmin en güzel detaylarından biriydi.

Cepheden sevgiliye yazılmış mektuplar kadar doğal ve sıcak ne olabilir.. Ayrıca ömrü cephelerde geçmiş bir adamın fırsat buldukça her insan gibi eğlenmesi, kafasını dağıtmak istemesi neden yadırganıyor.. Ben hatta ömrünü vatan davasına adamış, kendi dünyasını yaşayamamış Atatürk’ün, diğer liderlerden çok daha az sosyal hayatı olduğunu düşünüyorum...


* * * * *


5 Kasım 2008 / Çağlayan Neyman Sönmez / Ogün

İzlemeli mi İzlememeli mi ?

Gün geçmiyor ki, yerli bir film vizyona girmeden önce bir gürültü patırtı kopmasın…
  
Memlekette az film çekildiğinden midir, yoksa içimiz dışımız magazin olduğundan mıdır, bir şekilde filmlerin daha fragmanı dönmeden, fısıltı gazetesi reklamını yapıyor iyi ya da kötü…Ne de olsa reklamın iyisi kötüsü yoktur..

Son günlerin bombasını Can Dündar’ın Mustafa’ filmi patlattı..Tabii kim çekerse çeksin film Atatürk’le ilgili olunca bu kadar fırtına kopması normal..

Film öncesi Turkcell’ in sponsorluğunu geri çekmesi sonucu oluşan polemiklerle, kutuplaşmış yurdumun, laik diye tabir edilen kesimi, Turkcell aboneliğini sonlandırmaya kadar vardırdı işi..Ve Atatürkçüyüm diyen herkesin bu filme gitmesi tavsiye edildi..

Sonra ne oldu? Film vizyona girdi! Bu sefer filmin büyük bir hayal kırıklığı olduğu açıklamaları gündeme düştü…

Filmin Atatürk’ü küçük düşürdüğü, yalnız bir adam olarak acınası bir karakter gibi tasvir edildiği söylentileri gündeme yansıdı…

Herkes yazdı, çizdi, televizyon kanallarında tartışıldı… Bu arada o tü kaka Turkcell bir anda oluverdi melek…

Turkcell kalktı sanık sandalyesinden Can Dündar geçti yerine…

Filmi daha izlemediğim için filmle ilgili ahkam kesmek istemiyorum… Benim dikkatimi çeken filmin kendisinden çok, yarattığı ortam…

Diyorlar ya Türk halkının hafızası kuş gibi diye. Kuş gibi olmasın da ne olsun…

Halk her konuda kavram karmaşası içinde. Neye inanacağını, neye güveneceğini şaşırmış, bir o tarafa bir bu tarafa kukla misali. Kim nereye çekerse oraya gidiyor...

Her an birileri tarafından farklı yönlerde yeni bir komut alıyoruz. Kuş gibi hafızamız olmasa nasıl yaşardık kim bilir? Bir yerde infilak etmemek için bir şeyleri unutmak lazım elbette.

Ama maalesef gerçek ve sanal aynı potada erimeye başladı.Doğruluğundan emin olduğumuz, unutmamamız gereken şeylerde de kafamız karışıyor artık..Yakın da gerçeğin yerine sanalı koyacağız…

Birileri bunu bilerek mi yapıyor ne?

* * * * *



 
  Gör. Say. : 406  
  | Son Güncelleme : 08.09.2010 - 10:22:57 | Şu an 91 kişi ile birliktesiniz | Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları | webmaster |