Anadolu'nun Kayıp Şarkıları
Sandık odası
Batsın bu dünya
"Katliamlar sürebilir"
Mutsuzlar için...
Sadaka
"Yılbaşını arkadaşlarımla geçirebilir miyim anne?"
Bana şehrimi anlat baba!
Eski atta yeni süvari
İsrail ve Ergenekon
Anadolu'da seks patlaması
Derin kazılar
Gladyo savcısından Ergenekon savcısına altın öğütler
Nazım tamam! Ya Nedim? Ahmet tamam! Ya Ferhat?
Fethullah Gülen ve Ergenekon
Devlet büyük sınavda
Obama dönemi
Obama'nın Ipod'unda ne çalıyor?
1 yılda 4 genel müdür değişir mi?
Avrasyacıların tasfiyesi?
Hangisi biziz?
Medya da boykot etse...
Hem vicdan hem izan lazım
Çetin Usta'ya selam olsun!
Davos bandını yeniden izleyince...
"Sana da teşekkür ederim"i İngilizceye nasıl çevirirsiniz?
Sapık mıyım?
Neden kimseye güvenmiyoruz?
Filtre
Aşk, seks ve izdivaç
Anadolu aşkı arıyor
Mahremiyete veda
Kirli çamaşır ve porno kaset sezonu açıldı
Tutuklanana kadar ona çiçekler yolladı
Ayhan Aydan sırlarıyla veda etti
Köpeğini kaşıyan adam
Tim kime benziyor?
Bir bebek ve bir tanık
Bir cinnet hali
Kazara
Bebek Davası tutanakları...
"Bırakmadılar ki yaşlansın"
Padişahlık yolunda mı?
"Bir millet, bir kadın, bir şarkı!"
Bir resim, bir aşk, bir ölüm
Sam Amca'dan Hillary Yenge'ye.
İsim savaşları
Hangi çağ?
Davut mu o?
Köye dönüş mümkün mü?
Tarihi kazananlar yazar
Aşık Veysel Atatürk'le neden tanışamadı?
Demokrasi bayramı
Kimlik kuyruğunda kimler var?
Bu bir darbe davası
Seçimin tek anlamlı sonucu var: AKP yüzde kaç alacak?
"Bi daha da gitmem seçime."
Din devreden çıkınca.
İstanbul isyanı
Yazıcıoğlu bilmecesi
"Dünya büyükse biz de büyüğüz"
Ilımsız İslam dönemi
Türkiye'yi Kazanmak
Eşcinsel Başkan ve kimlik siyaseti
Müsaadenizle...
Demirel uğurladı
"Kart kurt", alt üst oldu
Evler...
"Babam benim!"
Nokta
Allah'ın kızları
Velev ki...
Sayın Çubukçu! Kurtarın bu çocukları!
Azıcık vicdan lütfen!
Bakan Çubukçu, tecavüz mağduru çocuklar sorununa el attı
Asker çekiliyor, kim geliyor?
Bilirkişi
Gelin de şu soruyu çözün bakalım!
Agorafobi
Korku cumhuriyeti
Ahiret soruları
Kız meselesi
Ecevit'in Erdoğan'a vasiyeti neydi?
Son mesaj
Yol var, harita yok
Homofobi
Buruşuk siyaset
Güvensizlik büyüyor
O öldü, utanıyor musunuz şimdi?
Dünyaya borcunu ödemek
Farah'ın saçları
Laf iyi de...
13. dalga niye gecikti?
Mayına rağmen ümit
Güvensizliği nasıl aşarız?
Dini söylem çare mi?
Perdesiz bir gece
Yen dışında bir kırık kol
"Dayak, özel hayata girer; biz karışamayız" diyen kadın kimdi?
Yavaş şehir
Berhudar
Yağmalanan tarihi geri isteme zamanı
Adnan Saygun'un bakkallık yaptığı günler
Babaları kahramandı
Son
Vicdan kanseri
"Toplumdaki kutuplaşma yargıçlara da yansıdı"
Asimetrik harp mi? Kiminle?
İki silah arasında bir rejim
Uzun günün kısa romanı
"Hakem Gül" veto eder mi?
Aramızda uzaylılar var!
Şu bizim sertleşme sorunu
Duşta grup konuşması dinlemek?
Davulcu, zurnacı, metalci...
Evet! Oydu
İpuçları birleşince...
Yamak, sırlarıyla gitti
İkisi de suç
Süs havuzu
Hz. Peygamber'in örnek alınacak başka şeyi yok mu?
Bir Erdal İnönü lazım
"En uygunu, Sönmez Köksal'ın yol haritası"
Merhaba Rumeli!
Mağdurların dili
Diğerkâmlık
Nuri Ergin'den mektup var
Başkalarının Hayatı
Ayakta işemek günah mı?
Bir şehir kime aittir?
Bir devlet büyüğü kahvaltıda dedi ki...
"Beni vuran.."
Ramazan, ne oldu sana?
Hangi Beşir Atalay'a inanalım?
Zülfü Livaneli, UNESCO Direktörlüğünü neden kaçırdı?
Kanlı bıçaklıların kan kardeşliği
Kül ormanda taziye
Doğukan'a bulanınca...
Amerikan salatası
Melez
Amerika skor istiyor
Medyanın üstündeki karabulut
İtiraf sancısı
Sel... mayın... ceza...
"Talan, AKP döneminde sistematikleşti"
İlk içki referandumu
İçki kararını halk mı vermeli?
Meyhane oylaması iptal. Kerhane oylaması sırada...
Kalktı suç işledi Avşar elleri
Ya ders kitaplarındaki ayrımcılık?
Dizilerin kadınları
Futbolu devlet kirletti, devlet temizlemeli
Sedat Ergin'e veda ederken...
Hep prompter istiyoruz!
Kürt kadını
Şiddeti gördüm!
Çok acı var
Refiğ niye Saygun'a yakın gömülmek istedi?
Yüreğimdeki diken
Gözlüğüm kırıldı
Tribünler, devletin tetikçisi mi?
Türkeş, Ermeni sınırına anıt dikmeyi düşünmüştü
Akgate
Ekim değil yıkım
Sönmez Köksal`ın yol haritası
Barış cesurların işidir
NTV'nin santralı, Cumhuriyet'in santralı
‘Geleneklerimiz bizi Avrupa’ya yöneltiyor’
Duvarın altında kalan
Er suşi niyetine!
10 Kasım'da Dolmabahçe'de patlayan tabanca
Bu, son isyan olsun!
Çıkarlarımız ortak
Sınıftaki haç
Al sana açık toplum!
Hayırlısı!
Sayın Başbakan! Lütfen artık aşı konusunda konuşmayın!
Dersim tartışmasında kim kazandı, kim kaybetti?
Kurban
Karamsarlığa övgü
Kalp açılımının sonu
Kuzular yeni aslanlar istiyor
'Minareler süngümüz' dersen...
Bir mevsimlik aşk
"Bizim yeni çocuklar"
"Minare yasağı korkularımızın eseri"
Kim kazandı?
Şahinler şahinleri uçurdu
DTP'ye yeni isim önerisi: Malum parti
Sorması kolay, cevaplaması zor bir soru: "Kim kazandı?"
Çıplak kadın üstü kebap
Menderes'in hücresi Öcalan'ınkinden küçüktü
Eski film
Çıkan kısmın özeti...
İpler Öcalan'da!
Rüzgar kırılması
"Çatışma yok" mu demiştiniz?
Öcalan'a yat mı alınıyor?
Başbakan, Genelkurmay Başkanı'na dedi ki...
Son kötü günleri yaşıyoruz belki...
 
     
 
 
   
  Tutuklanana kadar ona çiçekler yolladı      
 

Tutuklanana kadar ona çiçekler yolladı

Tanıştıklarında Menderes 50 yaşındaydı; Aydan 25... Başbakan 20 yıldır evliydi; Aydan 6... Menderes’in 3 oğlu vardı, Aydan’ın 1... Bu, bir “imkânsız aşk”tı, ama yıllarca sürdü. Ve Ayhan Aydan o aşkın sırlarını mezara götürdü

Menderes, Başbakan olduktan bir süre sonra Çubuk Barajı’nda tanıştı Ayhan Aydan’la...
50’lerin bu ünlü sayfiye yerinde, Ayhan Aydan’ın akrabası olan Ziraat Bankası Genel Müdürü Mithat Dülge bir davet veriyordu. Başkent’in gözalıcı lirik sopranosu Ayhan Aydan da operadan arkadaşlarıyla oradaydı. Hastalıktan yeni kalkmış, biraz da gönülsüz gelmişti. Eğlenceli masa kahkahalarla çınlarken davete Başbakan Menderes geldi. Genel Müdür, Başbakan‘ı karşılarken Ayhan Aydan’ın “Mithat amca!“ seslenişiyle operacıların masaya yöneldiler.
Herkes ayağa kalktı.
Başbakan masaya davet edildi.
Menderes daveti kabul etti ama baş köşeye değil, gözüne ilişen güzel sopranonun sandalyesine talip oldu.
Aydan bu ilgiyi görünce, “Koltuğumda gözünüz var galiba” diye espri yaptı.
Koltuğunda değil, kendisinde gözü vardı.

Çapkın Başbakan
Çok genç yaşta evlenmiş olan Menderes‘in çapkınlığı meşhurdu.
12 yıldır evlilik dışı bir ilişki yaşıyordu. Hatta bu ilişki emniyet raporlarına girmişti. Tek parti alışkanlığıyla muhalifleri izlemeye meraklı emniyet, CHP’ye tavır alan bu genç milletvekilinin gece hayatını 27 Kasım 1946 tarihinde şöyle rapor etmişti.
“Menderes, saat 9.05’te otelden ayrılıp Mukaddes’in oturduğu apartmana girmiştir. Saat 19.00’da iç fenerler söndürülmüştür.”
Ayhan Aydan, bu ilişkiyi bitirecek isimdi.

Bu numara geçerli mi?
Tanışmalarından bir süre sonra ev telefonu çaldı. Arayan Menderes’ti. Hayranlık cümlelerinden sonra, bir süre şehir dışında olacağını, dönüşte aramak istediğini söyledi.
“Yine bu numara geçerli olacak mı?” diye sordu. Bu, kibarca “Boşanacak mısınız?” demekti. Çünkü Aydan, 6 yıldır orkestra şefi Hasan Ferit Alnar‘la evliydi. Ancak tedavi gören eşinden ayrılmak üzereydi. Başbakan‘a durumu izah eden şu cümleyi söyledi:
“Evet, bu numara her zaman geçerli olacak.”
Artık 5 yıl boyunca Başbakan onu Sıhhıye-Sağlık Sokak adresindeki bu numaradan arayacaktı. Tanıştıklarında Menderes 50 yaşındaydı; Aydan 25...
Başbakan 20 yıldır evliydi; Aydan 6...
Menderes’in 3 oğlu vardı, Aydan’ın 1...
Aydan, bunun bir “imkânsız aşk” olduğunun farkındaydı. Ancak kendisine “Tatarım” diyen Menderes‘in ilk günden son güne dek süren kibarlığından, zarafetinden etkilendi.
Başbakan, tanıştıkları haftadan itibaren Sağlık Sokak’taki eve haftanın 2-3 günü çiçek göndermeye başladı. Çiçeklerin ne zaman solacağını takip ettiriyor, hemen tazelerini gönderiyordu.
Bu gelenek, ayrılmalarından sonra da sürecekti. Ta ki Başbakan Yassıada’ya düşüp, çiçek gönderemez hale gelinceye kadar...
Menderes hem evliydi, hem Başbakan’dı ama bu ilişkide son derece rahattı. Evi ilk ziyaretine “2” plakalı siyah makam arabasıyla gitmiş; görüşmeden sonra da adeta dedikodulara meydan okurcasına Aydan’la sokağa çıkıp uzunca bir yürüyüş yapmıştı.

İki kıskanç aşık
Böyle başladılar.
Artık Başbakan, akşamları iş çıkışı doğruca sevgilisinin evine gidiyor, orada geç vakitlere kadar kalıyor, yatma vakti kendi evine geçiyordu.
Eşi ve çocuklarıyla kahvaltıda birlikte oluyordu.
Sağlık Sokak’taki eve kendisinden başka kim girse kıskanıyordu. Bir seferinde Aydan bir gence iş için yardımcı olmaya kalktı diye kıyametleri koparmıştı. Operayı da bırakmasını istiyordu.
Ayhan Aydan da onu eşinden kıskanırdı.
Başbakan, Berin Hanım‘la bir davete katılacak olsa küser, bir süre görüşmezdi.
Belki de bu yüzden Menderes alyans takmaz, davetlere çoğu kez yalnız giderdi.

‘Menderes o evde huzur bulurdu’
Dr. Mükerrem Sarol, Menderes’in bakanı ve yakın dostuydu. 1990’daki “Demirkırat” belgeseli için yaptığımız görüşmede Menderes’in Aydan’da ne bulduğunu şöyle anlatmıştı:
“Adnan Bey 17 yaşında harbe gitmiş, kolejde talebeyken de hiç flört yaşamamıştı. Belki de bu yüzden her türlü imkânın önüne serildiği ileri yaşlarında, ilk gençliğe yaraşan hareketlerde bulunurdu. Tabii bu, onda 40 yaşından sonra futbol oynamak gibi bir tesir yapardı.  Ayhan hanımı hakikaten derin bir aşkla seviyordu. Bu ilişkide nezahet vardı, hürriyet vardı, sevgi vardı. Seksle, menfaatle, eğlenceyle açıklanamayacak duygular vardı.
Adnan Bey, Ayhan Hanım’la gerçek bir romans yaşamıştır. Birçok kez evine birlikte gitmişizdir. Adnan Bey ona yorgun argın gelir, yüzünü yıkatır, rahat nefes alır, bir kadeh rakı içer. Orada, huzur dolu bir sevginin atmosferinde dinlenir. Bu derece ulviyet vardır orada...
Buna karşılık Ayhan Hanım, ondan tek kuruşluk bir talepte bulunmamıştır. Başvekilin sevgilisi olarak ne bir arkadaşının ne oğlunun ne kendisinin bir işini, isteğini, şikayetini götürmemiştir.
Oysa Adnan Bey’in senelik geliri o zaman 1.5 milyondu. Parayı harcayacak yeri yoktu. Yurtdışına, mesela Londra’ya gittiğimizde
‘Ayhan Hanım’a bir hediye alalım’ diye yalvarırdım, ‘Olmaz doktorum, Scotland Yard arkamızdadır. Biz buraya vazife görmeye geldik’ derdi.”

Aşk haberini İnönü durdurdu
Menderes ve Aydan, tanışmalarının 2. yıldönümünü Marmara Köşkü’nün terasında kutladılar.
Şampanyayı bizzat Menderes patlattı.
Sevdiği kadına Aqua Marin taşlı bir kolye almıştı. Hatta evde boynuna takarken Aydan’ın arkadaşı Sevim Apaydın “Ne güzel kolye“ demiş, Adnan Bey, espriyle karşılık vermişti:
“Güzel, ama bu gerdanda güzel...”

Evdeki kanıt
Ayhan Aydan’ın kardeşi Adnan, bu yasak aşka karşıydı.
İlişki, Cumhurbaşkanı Bayar‘ın kulağına da gitmiş, o da “Muhalefet kullanır” diye kaygılanmıştı.
Nitekim muhalefet bu “önemli koz”u çabuk keşfetti.
Ulus‘un başyazarı CHP’li Nihat Erim, gazetedekilerden Menderes’i sevgilisinin evine girerken fotoğraflamalarını istedi.
Ulus muhabiri Cüneyt Arcayürek, foto muhabiri Hüseyin Ezer‘le Sağlık Sokak’a üs kurdu. Evin karşısındaki Sağlık Bakanlığı’nın duvarında 2 günlük bekleyiş hüsranla sonuçlandı.
Başbakan gelmedi.
Bunun üzerine, aynı zamanda Yeni Sabah‘a çalışan Ezer, daha kolay bir yol buldu. Ayhan Aydan’dan “opera konuşmak üzere“ randevu istedi. Eve girdi. Evsahibesi, kahve yapmak için mutfağa gittiğinde büfedeki çerçevede duran Menderes fotoğrafını gördü ve deklanşöre bastı.
Fotoğrafın üstünde Başbakan‘ın el yazısıyla şu not vardı:
“Severek ve en iyi temennilerimle... Ayhancığıma...”

İnönü devrede
Aranan koz bulunmuştu. Erim, bu fotoğrafı el ilanı halinde Anadolu’ya dağıtmayı düşündü.
Gazeteci Emin Karakuş, haberi Ayhan‘ın arkadaşı Sevim Apaydın‘a fısıldadı. Aydan hemen Başbakan‘ı haberdar etti. Menderes telefonda köpürdü:
“Ahlaksızlık bu... Özel hayata girmek neymiş, göstereceğim onlara...”
Ancak ondan önce İnönü gösterdi onlara... Erim‘in planını duyunca, bunun mahremiyete saygısızlık olacağını söyledi. “Bu bahsi gömün, bir daha da açmayın“ diye tembihledi.

Aşklarını ne basın yazdı,  ne muhalefet kovaladı
Ayhan Aydan 2 yıldır ağır hastaydı. 2 yıl önce doktorlar umudu kesmiş, “Yarına çıkamayabilir“ demişlerdi.
Ama yaşama bağlıydı. Direndi.
Hayatta akrabalardan pek kimsesi kalmamıştı. Yakın arkadaşlarıyla görüşüyordu.
İzmir’de kirada yaşadığı evden çıktı. Kendisine evladı gibi bakan kızla birlikte Alaçatı’ya yerleştiler.
Orada iyi bakıldı. Doktoru hemen yakınındaydı.
Alaçatı Mezarlığı’nda, kendisinden yıllar önce ölen eşinin yanında yeri hazırdı.
85 yaşına ve ağır hastalığına rağmen, bilincini hiç yitirmeden ömrünü tamamladı.
Onu anlatmaya girişmeden önce, bir şeyi vurgulayayım; bir dönem Türkiye’yi sallayan Ayhan Aydan-Adnan Menderes aşkının bugün için en anlamlı ve en anlaşılmaz yanı şu:
Yaşadıkları ilişkiyi o dönem hemen herkes biliyordu.
Ne bir gazete yazdı.
Ne herhangi birisi açıkladı.
Ne muhalefet aleyhine kullandı.
Ne de kendileri konuştu.
Bu aşk hikayesinden geriye, kahramanlarının birlikte çekilmiş bir kare fotoğrafı dahi kalmadı.



 
  Gör. Say. : 1146 | Yayın Tarihi : 21.02.2009  
  | Son Güncelleme : 09.09.2010 - 11:00:49 | Şu an 67 kişi ile birliktesiniz | Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları | webmaster |